Bir Garip Kar Küreyici Hikayesi
- Barış

- 13 Oca
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 14 Oca
Beni bilen bilir, en sevdiğim film "Snowpiercer," yani "Kar Küreyici"dir. Peki, neden bu kadar çok seviyorum? Bir filmi genelde tekrar izlemezken neden "Kar Küreyici"yi 4-5 kez izledim? Bu yazının amacı aslında filmi anlatmak veya özetlemek değil. Tamamen, neden sevdiğimi anlatmaktan sıkıldığım için, "Neden seviyorsun?" diye soran olursa burayı göstermek amacıyla yazıyorum.
Bir film düşünün; başından sonuna kadar karakterlerin motivasyonunu o kadar iyi veriyor ki istemeseniz bile o motivasyona adapte oluyorsunuz. Filmde anlatılan zamandan önce yaşanan olayları ve hatta o zamanlarda yaşamış veya ölen karakterleri görmeseniz de onlarla bağ kuruyorsunuz. Kimi zaman hak veriyor, kimi zaman manasız buluyorsunuz. Ancak hiçbir şey havada kalmıyor ve "Ne alaka?" dediğiniz bir an bile olmuyor. Ne oluyorsa, iyi ki oluyor diyorsunuz.
Açılış sahnesi ve isyan sürecinin hızlı bir şekilde başlaması, bu filmin en etkileyici yönlerinden biri. Ancak bu hızlı başlangıç asla açıklama olmadan veya anlamsız bir şekilde gerçekleşmiyor. Diyaloglar ve oyunculuklar bu hızlı başlangıcı anlamlı ve etkileyici kılıyor.

Filmin aksiyon sahnelerine gelirsek, belki de en büyük pay müziklere aittir. Tüm aksiyon sahnelerinde duyduğunuz müzikler, o sıradaki sahneyle tamamen uyumlu bir şekilde aktarılıyor. Aksiyon sahnelerinin çekimi ise size farklı bir deneyim sunuyor. Son zamanlarda övülen "Nobody" filmindeki ve "Daredevil" dizisindeki dövüş sahnelerine benzer bir çekim tekniğiyle çekilen bu sahneler, başlıca izleme nedenleriniz arasında yer almalı. Dövüş sahnelerinin yanı sıra, filmdeki amaca ve hikayeye uygun bir şekilde, birbirinden farklı tonda sekanslar da yer alıyor.
Eğer filmi "tek mekan filmi" diye izlemeye başlarsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ancak sahneleri tek tek izlerseniz, her bir sahnenin sanki farklı bir filmden alınmış gibi hissettirdiğini fark edersiniz. Filmi bütün olarak düşündüğünüzde ise kendinizi bir trende sıkışıp kalmış gibi hissediyorsunuz. Ancak bu hikâyede umut duygusu asla eksik olmuyor. Ana karakterin sahip olduğu hırsla birlikte, umut duygusu da izleyiciye çok başarılı bir şekilde aktarılıyor.

Filmin diyaloglarıyla hikayenin geçmişi, bugünü ve geleceği çok sağlam temellerle işlenmiş. Ana karakterler kadar kötü karakterler de çok başarılı bir şekilde yazılmış ve oyuncular tarafından canlandırılmış. Kötü karakterler aksiyon sahnelerinde görünmese de, vurucu diyaloglarıyla dikkat çekiyor. Kendinizi onlara hak vermeseniz bile hayranlık duymaktan alıkoyamıyorsunuz. Filmin ana karakterleri size motivasyon kaynağı olurken, kötü karakterler motivasyonun sebebini anlamanızı sağlıyor.
Peki, bu filmde sevmediğim hiçbir şey var mı? Hayır, hiçbir şey yok.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Filmi izleyin.



Yorumlar